Sağlık

A’dan Z’ye Sağlık Sözlüğü

Sağlık Sözlüğü – A

Açlık kan şekeri: Bir süre aç kaldıktan sonra kandaki şeker seviyesini değerlen­dirmek için yapılan test.

Ailesel Akdeniz ateşi taraması: Erme­ni, Arap, Türk ve Avrupa Yahudilerine bu resesif geni taşıyıp taşımadıklarına dair yapılan test. Tedavinin başlayabil­mesi için tanı konmasını sağlar.

Aktif doğum süreci: Bir kadının rahim ağzının 4 cm. genişlemesiyle başlar. Sancılar genellikle 3 ila 5 dakika sıklık­la olur.

Alfa-fetoprotein (AFP): Bebeğin rahim içinde gelişirken ürettiği protein. Çok miktarda AFP amniyotik sıvıda bulunur. Eğer fetusta nöral tüp kusurları bulunu­yorsa annenin kanında normalden daha fazla oranda bulunur.

Alveol: Akciğer kanallarının uçları.

Amino asitler: Gelişen embriyo ve fe­tusta yapı taşları olarak kullanılan mad­deler.

Amniyosentez: Test edilmek üzere am­niyotik keseden amniyotik sıvı alınması; bu sıvı genetik kusurlar ve fetal akciğer gelişimi testlerinde kullanılır.

Amniyotik kese: Bebeği rahim içinde çevreleyen zar. Bebeği, plasentayı ve amniyotik sıvıyı içerir.

Amniyotik sıvı: Amniyotik kesenin içinde bebeği çevreleyen sıvı.

Ampulla: Bir tüp veya kanalın genişle­yen ağzı.

Anemi: Kırmızı kan hücrelerinin nor­malden daha az olması durumu. Terim genellikle kırmızı kan hücresi olan, kan­daki oksijeni taşıyan konsantrasyon için kullanılır.

Anensefali: Beyni normalde çevreleyen kemiklerin olmamasıyla bağlantılı ola­rak beynin olmaması durumu.

Anjiyom: Genellikle iyi huylu tümör, veya lenf ve kan damarlarının şişmesi.

Anne sütünün akıtılması: Elle göğüs­ten süt akıtma.

Anovulatuar: Yumurtlamanın olmama­sı veya durması.

Anti-enflamatuar ilaçlar: Ağrı veya il­tihabı iyileştirici ilaçlar.

Apgar skoru: Bebeğin doğum ve ya­şama kendisinin verdiği tepkilerin de­ğerlendirilmesi. Doğumdan sonraki 1 dakika ve 5 dakika içinde değerlen­dirilir.

Areola: Göğüs ucunu çevreleyen pig­mentli veya renkli halka.

Aritmi: Düzensiz veya az nabız.

Astım: Yinelenen nefes darlığı ve nefes alma zorluğu krizleri ile kendini göste­ren hastalık. Genellikle alerjik bir reak­siyondur.

Atonik rahim: Gevşek, güçsüz rahim.  

 

Sağlık Sözlüğü – B

Baş bölgesinden popaya kadar olan uzunluk: Bebeğin başının tepe nokta­sından bebeğin poposuna kadar olan uzunluğu.

Bel soğukluğu: Bulaşıcı zührevi hasta­lık, öncelikle cinsel yolla bulaşır.

Belkemiği anestezisi: Belkemiği kana­lına yapılan anestezi.

Beta-adrenerjik: Otonom sinir sistemi­ni etkileyen ilaç.

Bilirubin: Kırmızı kan hücrelerinin tah­rip olması sırasında, karaciğerde memoglobin yıkımıyla ortaya çıkan pigment.

Bishop skoru: Doğum sürecinin başarı­sını belirlemek için kullanılan rahim ağ­zı puanlama yöntemi. Rahim ağzının ge­nişlemesi, incelmesi durumu, yeterliliği ve pozisyonu ele alınır. Her nokta için bir puan verilir, daha sonra doktorun do­ğum sürecini başlatıp başlatmamaya ka­rar vermesi İçin puanlar bir araya getiri­lerek toplam bir skor elde edilir.

Biyofıziksel profil: Doğumdan önce fetusu değerlendirme yöntemi.

Biyopsi: Mikroskobik inceleme için do­kudan küçük bir parça alınması.

Blastomer: Döllenmeden sonra yumur­tanın bölündüğü hücrelerden biri.

Böbrek taşları: Böbrekte veya idrar yollarında bulunan küçük kütle veya lezyon. İdrar akışını engelleyebilir.

Braxton-Hicks sancıları: Hamilelik döneminde düzensiz olarak rahmin ka­sılması.

Büyüme geriliği: Bebeğin veya çocuğun gelişiminin normalden yavaş olması.  

 

Sağlık Sözlüğü – C, Ç

Canavan’s hastalığı taraması: Bir ce­ninin Canavan’s hastalığından etkilenip etkilenmediğini belirlemek için Ashkenazi Yahudilerine uygulanan test.

Canlanma: Bebeğin rahmin içinde ha­reket ettiğinin hissedilmesi.

Cenin: Hamileliğin 10. haftasında do­ğuma kadar olan sürede anne karnındaki bebeğe verilen isim

Chadwick’s işareti: Hamilelik sırasında vajinadaki mukozanın ve rahim ağzını koyu mavi veya mor renge dönüşmesi.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH): Cinsel temas ve cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalık.

Corpus luteum: Ovulasyon sırasında yumurtalıkta yumurtanın serbest kaldığı bölge. Ovulasyondan (yumurtlama) son­ra bu bölgede bir kist oluşabilir. Buna corpus luteum kisti denir.

Çift yumurta ikizleri: İki farklı yumur­tadan ortaya çıkan ikizler.  

 

Sağlık Sözlüğü – D

Demir eksikliği anemisi: Beslenmede demir eksikliğinden kaynaklanan anemi; genellikle hamilelikte görülür.

Demirli glukonat veya sülfat: Demir desteği.

Diastasis rectî: Karın kaslarının ayrıl­ması.

Dietilbestrol (DES): Steroidal olmayan sentetik östrojen. Eskiden düşükleri ön­lemek için kullanılırdı.

Dilatasyon: Rahim ağzının doğumdan önce genişlemesinin santimetre türün­den miktarı. Bir kadın tamamen genişle­diğinde ölçü 10 cm. olur.

Dizüri: İdrar yaparken zorluk veya ağrı çekme.

Doğal doğum: Mümkün olduğu kadar anneye az müdahele yapılan doğum sü­reci ve doğum. Bu doğumda ilaç veya denetleme olmayabilir. Anne adayı ge­nellikle doğum süreci ve doğum için kursa gider.

Doğum merkezî: Bebek doğumu konu­sunda uzmanlaşmış kurum. Bu kurumda bir kadın genellikle aynı odada doğum yapar ve doğumdan sonra da bu odada kalır. Bu bir hastane bölümü veya ba­ğımsız bir ünite olabilir.

Doğum öncesi bakım: Bebeğin doğu­mundan önce hamile bir kadının bakım programı.

Doğum sonrası: Bebeğin doğumundan sonraki 6 haftalık dönem. Anne için kul­lanılır, bebek için değil.

Doğum sonrası depresyon: Doğum­dan sonra kadınlarda oluşan hafif dep­resyon.

Doğum sonrası gerginlik sendromu (PPDS): Bebek sonrası depresyonu, do­ğum sonrası depresyon ve doğum sonra­sı psikozu içeren bir dizi belirti.

Doğum sonrası kanama: Doğum sıra­sında 450 ml’den çok kan kaybetmek.

Doğum sonrası: Plasenta ve zarlar bebek doğduktan sonra atılır. Plasentaya bakınız.

Doğum süreci: Ceninin rahim yolundan aşağı itildiği süreç.

Doğum sürecini başlatma: Bir ilaç kul­lanılarak doğum sürecinin başlatılması. Oksitoksine bakınız.

Doğum uzmanı: Hamile kadınların ba­kımları ve bebeklerinin doğumları ala­nında uzmanlaşan doktor.

Doppler: Doktorun ve diğer insanların duyabilmesi için bebeğin kalp hızının sesini yükselten cihaz.

Down sendromu: Bebekte üç tane aynı 21. Kromozom (iki tane yerine) bulun­masından kaynaklanan kromozom bo­zukluğu; sonuçları zekâ geriliği, belirli fi­ziksel hastalıklar ve çeşitli problemlerdir.

Döl yatağı: Rahme bakınız.

Döllenme: Sperm ve yumurtanın birleş­mesi.

Döllenme haftası: Bir hamileliği döl­lenme süresinden itibaren hesaplamak; hamilelik haftasından iki hafta kısa he­saplanır. Ayrıca hamilelik haftasına ba­kınız.

Dörtlü tarama testi: Problemleri tespit etmek için dört kan bileşeninin ölçülme­si. Dörtlü test, alfa-fetoproteİn, insan koryonik gonadotropİn, konjuge olma­yan estriol ve inhibin A içerir.

Düşük: Hamileliğin ortadan kalması; bir embriyonun veya ceninin rahmin dı­şında yaşayamayacağı bir zamanda doğ­ması, genellikle hamileliğin 20. hafta­sından önce olur.  

 

Sağlık Sözlüğü – E

Ebe-hemşire: Hamile hastalar ve be­beklerin doğumu konusunda özel eğitim almış hemşire.

Efasman: Rahim ağzının incelmesi; ha­mileliğin son döneminde ve doğum sü­reci sırasında ortaya çıkar.

Eklampsi: Preeklampsitli bir kadında sa­ra nöbetleri ve koma olması. Epilepsiyle ilgili değildir. Preeklampsiye bakınız.

Ektodermal tohum tabakası: Ceninde yapıların gelişmesini hızlandıran, geli­şen embriyoda bulunan tabaka. Bunlar deri, ağızdaki dişler ve bezeler, sinir si­temi ve hipofiz bezini içerir.

Ektopik gebelik: Rahim boşluğunun dı­şında meydana gelen hamilelik, çoğun­lukla fallop tüpünde olur. Aynı zamanda tüpte hamilelik olarak isimlendirilir.

Ekzotoksin: Vücudun dışından gelen bir zehir ya da toksin.

Elektroensefalogram: Beyindeki elekt­riksel aktivitenin kaydedilmesi.

Embriyo: Gelişimin ilk aşamalarındaki organizma; insan hamileliğinde hamile kaldıktan .10 haftaya kadar olan dönem.

Embriyonik periyot: Gebeliğin ilk 10 haftası.

Endodermal tohum tabakası: Diğer yapıların oluşmasını sağlayan embriyo­nun erken gelişimindeki doku bölgesi. Bu, sindirim yolunu, solunum organları­nı, vajinayı, idrar kesesini ve idrar yolu­nu kapsar. Aynı zamanda endoderm veya entoderm olarak adlandırılır.

Endometrial döngü: Rahmin içini çev­releyen mukoza zarının düzenli gelişimi. Bir hamileliğin kabul edilmesine hazır­lık olarak başlar ve bir âdet dönemi sıra­sında astarların kopmasıyla sona erer.

Endometrium: Rahim duvarının içinde astarlık yapan mukoza zarı.

Ense kalınlığı ölçümü: Doktorun bebe­ğin ensesinin arkasındaki alanı ölçmesine yarayan detaylı ultrason. Kan testi sonuç­ları ile birleştirildiğinde bebeğin Down sendromu taşıyıpp taşımadığını saptayabilir.

Enzim: Hücreler tarafından yapılan pro­tein. Diğer maddeleri geliştirmek veya kimyasal değişimler oluşturmak için ka­talizör olarak görev yapar.

Epidural bloke: Anestezi türü. Doğum süreci veya başka ameliyatlarda omur­gaya ilaç verilmesi.

Epizyotomi: Perinenin (vajinanın arka­sında, rektumun üstündeki bölge) cerra­hi operasyonla yarılması. Vajina ağzının veya rektumun yırtılmaması için doğum sırasında kullanılır.

Erken doğum sancısı: Bir kadının 2 sa­atten uzun süre ile düzenli sancılar çek­mesi (her 20 dakikada birden her 5 daki­kada bir sancılanmaya kadar). Serviks genellikle 3 veya 4 cm. açılır.

Et beni: Deride sarkık parça.

Evde rahim denetleme: Bir kadının rahmindeki kasılmaların evde kayde­dilmesi daha sonra telefonla doktora aktarılması (monitör ve telefondan baş­ka özel bir cihaza gerek yoktur). Pre­matüre doğum riskini belirlemek için kullanılır.  

 

Sağlık Sözlüğü – F

Fallop tüpü: Rahim boşluğundan yu­murtalık bölgesine giden tüp. Ayrıca ra­him tüpü olarak da isimlendirilir.

Fetal anomali: Fetal sakatlık veya anor­mal gelişim.

Fetal aritmi: Aritmiye bakınız.

Fetal fıbronektin (fFN): Prematüre do­ğum sürecini değerlendirmek için yapı­lan test. Vajinal salgıdan bir miktar aınır; eğer 22. haftadan sonra varsa prematüre doğum riskini artırır.

Fetal gerginlik: Doğumdan önce veya doğum sırasında bebekte oluşan prob­lemler; genellikle acil doğum gerektirir.

Fetal guatr: Ceninde tiroit büyümesi.

Fetal monitörü: Doğum süreci sırasın­da fetal kalp atışını dinlemek için kulla­nılan cihaz. Rahmin içindeki bebeğin denetlenmesi dıştan (annenin kanıı ara­cılığıyla) ya da içten (annenin vajinasından) yapılabilir.

Fetal periyot: Embriyonik periyodun (hamileliğin ilk 10 haftasından) ardın­dan gelen doğuma kadar süren zaman süreci.

Fetoskopi: Bir ceninde zor fark edilebi­len anormallikleri ve problemleri tespit etmek için fetoskop (fiber optik mikros­kop) ile inceleme yapmasını sağlayan test.

Fibrin: Kanın pıhtılaşmasına önem taşı­yan elastik protein.

Forseps: Bebeğin doğumunda bazen kullanılan alet. Doğumda bebeğin do­ğum kanalından çıkmasına yardımcı ol­mak için bebeğin başının etrafına yerleş­tirilir.

Fosfatidil gliserol (PG): Fetal akciğer­leri olgunlaştığında oluşan lipoprotein.

Fosfotipidler: Yağ içeren fosfor; en önemlileri lesitinler ve sfingomiyelindir, fetal akciğer olgunlaşması için önemlidir.

Fototerapi: Yenidoğan bir bebekte sarı­lık için uygulanan tedavi. Ayrıca sarılığa bakınız.

Frengi testi: Frengi için yapılan test; ka­dında frengi varsa tedavi başlatılır.

Fundus: Rahmin tepe noktası, genellik­le hamileyken ölçülür.  

 

Sağlık Sözlüğü – G

Gebeliğe bağlı diyabet: Yalnız hamile­lik dönemine özgü olmak üzere (gebeli­ğe bağlı) diyabet oluşması veya daha kö­tüleşmesi.

Gebeliğe bağlı trofoblastik hastalık (GTN): Plasentada kistik gelişme ile anormal hamilelik. Hamileliğin başlangı­cında ve ortasında kanama ile tanımlanır.

Gebelik haftası: Bîr hamileliğin en son âdet döneminin ilk gününden başlanarak hesaplanması; döllenme haftasından 2 hafta daha uzun sayılır. Ayrıca döllenme haftasına balanız.

Genetik danışma: Genetik bozukluklar ve bir hamilelikte genetik bozukluk oluşması ile ilgili olasılık konusunda bir çift ve uzman arasındaki görüşme.

Genetik testler: Bir çiftin genetik kusu­ru olan bir çocuk sahibi olup olmayaca­ğını belirlemek için yapılan çeşitli tara­ma ve tanı testleri. Genellikle genetik danışmanın bir bölümüdür.

Genital herpes simpleksi: Herpes simpleks enfeksiyonu genital bölge ile ilgilidir (genital uçuk).

Genitoüriner problemler: Genital or­ganlar, idrar torbası ve böbreklerle ilgili kusurlar veya problemler.

Genler: Kalıtımın temel birimleri. Her bir gen belirli bilgiler taşır ve ebeveynlerden çocuklara geçer. Bir çocuk genlerinin ya­rısını annesinden yarısını babasından alır. Herkes yaklaşık 100.000 gene sahiptir.

Gerilme izleri: Deride yırtılan veya es­neyen bölgeler. Çoğunlukla karında, göğüslerde, kalçalarda ve bacaklarda bulunur.

Glikoz-tolerans testi (GTT): Vücudun şekere karşı tepkisini değerlendirmek için yapılan kan testi. Anne adayından bir kez kan alınır veya şekerli bir mad­denin sindirilmesinin ardından aralıklı olarak kan alınır.

Glikozüri: İdrarda bulunan glikoz (şeker).

Globulin: Kandaki plazma ya da serum­da bulunan protein grupları.

Göbek kordonu: Gelişmekte olan bebe­ği plasentaya bağlayan kordon. Bebek­ten artık maddeleri ve karbondioksidi alır ve plasenta yoluyla anneden oksijen­li kan ve besin taşır.

Görüntüleme testleri: Röntgen, CT ta­raması (veya CAT taramaları) ve manye­tik rezonans görüntüleme (MRI) gibi vü­cudun iç kısmına bakılan testler.

Grand mal nöbeti: Vücut fonksiyonla­rının kontrolünü kaybetmesi. Majör de­recede bir nöbet aktivitesi.

Grup B streptokok (GBS) enfeksiyo­nu: Annenin vajinasında, ağız başlığın­da veya rektumunda ortaya çıkan ciddi enfeksiyon. Enfeksiyon bu bölgelerden herhangi birinde olabilir.

Grup B streptokok (GBS) testi: Hamile­liğin sonuna doğru GBS kontrolü için an­ne adayının vajinasından, perinesinden ve rektumundan örnekler alınabilir. Ayrıca bir idrar testi yapılabilir. Test pozitifse tedavi doğum sürecinde başlayabilir.

Gün aşımı: 42 hafta ve daha uzun süren gebelik.  

 

Sağlık Sözlüğü – H

Habis GTN: Hamileliğe bağlı trofoblastik hastalığın kanserli değişimi. Hamileliğe bağlı trofoblastik hastalığa bakınız.

Hafifleme: Doğum sürecinden birkaç hafta önce hamile kadının rahmindeki değişim. Genellikle bebeğin “alçalması” olarak tanımlanır.

Hamilelik diyabeti: Gebeliğe bağlı di­yabete bakınız.

Hamilelik maskesi: Yüz ve göz altında­ki bölgelerde pigmentasyonun artması. Genellikle bir kelebek görünümünde olur.

Hamilelikte fizyolojik anemi: Kandaki hücre sayısıyla karşılaştırıldığında kan­da plazma (sıvı) miktarının artmasıyla hamilelikte oluşan anemi. Ayrıca anemi­ye bakınız.

Hazırlıklı doğum: Anne adayının do­ğum süreci ve doğumdan ne beklemesi gerektiğini bilmesi için kursa gitmesi. İstediğinde ilaç tedavisi talep edebilir.

Hematokrit: Plazmaya göre kan hücrelerinin miktarını belirler. Anemi tanısın­da önem taşır.

Hemoglobin: Vücut dokularına oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerindeki pig­ment.

Hemolitik hastalık: Kırmızı kan hücre­lerinin zarar görmesi. Anemiye bakınız.

Hemoroitler: Çoğunlukla rektum ya da rektal kanalda bulunan genişleyen kan damarları.

Heparin: Kanı seyreltmek için kullanı­lan ilaç.

Hepatit-B antikor testi: Anne adayının hepatit-B hastalığına yakalanıp yakalan­madığını belirlemek için yapılan test.

HIV/AIDS testi: Bir kadının HIV ya da AİDS taşıyıp taşımadığını belirlemek için yapılan test (test, kadının bilgisi ve izni olmadan yapılamaz).

Hızlandırılan doğum süreci: Doğum süreci “uzadığı” veya doğum sürecinde gelişme olmadığı zaman ilaç (oksitoksin) verilir.

Hidatid mol: Gebeliğe bağlı trofoblas-tik hastalığa bakınız.

Hidramniyos: Amniyotik sıvı miktarı­nın artması.

Hidrosefali: Bebeğin beyninin etrafında aşırı miktarda sıvı toplanması. Bazen be­yinde su olması olarak isimlendirilir.

Hiperbilirubinemi: Kandaki aşırı mik­tarda bilirubin seviyesi.

Hiperemezis gravidarum: Hamilelik sırasında aşırı derecede mide bulantısı, sıvı kaybı ve kusma. İlk üç ayda daha çok görülür.

Hiperglisemi: Kan şekerinin artması.

Hipertansiyon, hamilelik kaynaklı: Hamilelikte ortaya çıkan yüksek kan ba­sıncı. Diastolik veya sistolik kan basıncındaki artış olarak tanımlanır.

Hipertiroidizm: Kan dolaşımında tiroit hormonunun artması.

Hipoplazi: Dokunun kusurlu veya eksik gelişimi ya da oluşumu. Hipotansiyon: Düşük kan basıncı.

Hipotiroidizm: Kan dolaşımında düşük ya da yetersiz tiroit seviyesi.

Hiyalin zarı hastalığı: Yenidoğanda so­lunum hastalığı.

Homan’s işareti: Bir kişide bacağın alt kısmında kan pıhtılaşması varsa ayak parmaklarını dizlere doğru esnetirken oluşan ağrı.

Hücre antikorları: Otoantikorlarına bakınız.  

 

Sağlık Sözlüğü – I, İ, J

in utero: Rahim içinde.

Izoimmünizasyon: Başka bir bireyin kırmızı kan hücrelerine yönelen özel antikor gelişimi, örneğin rahimde­ki bebeğe. Genellikle Rh-negatif bir kadın Rh-pozitif bir bebek taşıdığın­da veya Rh-pozitif kan verildiğinde oluşur.

Immün globulin karışımı: Hepatit ve kızamıkçık gibi bazı hastalıklara karşı koruma sağlayan madde.

İnsan koryonik gonadatropin (HCG): Hamileliğin başlangıcında üretilen hor­mon; bir hamilelik testiyle ölçülür.

İnsan plasental laktojeni: Plasenta ta­rafından üretilen ve kan dolaşımında bu­lunan hamilelik hormonu.

İnsulin: Pankreas tarafından üretilen peptid hormonu. Glikoz kullanımını teş­vik eder.

İyodür: İyodürden negatif iyonlar ya­pan ilaçlar.  

 

Sağlık Sözlüğü – K

Kabızlık: Bağırsakların az veya yetersiz çalışmasından kaynaklanan durum.

Kaçınılmaz düşük: Kanama ve kramp­larla seyreden hamilelik. Genellikle dü­şükle sonuçlanır.

Kan basıncı: Kanın kalpten diğer bölge­lere taşınmasını sağlayan atardamar du­varlarına yaptığı basınç. Kan basıncındaki değişimler sorunlara işaret edebilir.

Kan basıncı kontrolü: Bir kadının kan basıncının kontrol edilmesi. Yüksek kan basıncı hamilelik sırasında önemli olabi­lir, özellikle de doğum tarihi yaklaştıkça. Kan basıncı kontrollerindeki değişimler doktoru potansiyel sorunlar konusunda uyarabilir.

Kan grubu belirleme: Bir kadının kan grubunun A, B, AB veya 0 olup olmadı­ğını belirleme.

Kan şekeri testi: Glikoz toleransı testi­ne bakınız.

Kanlı işaret (Nişan): Hamileliğin son­larında vajinadan az miktarda kan gel­mesi genellikle doğum süreci tarafından izlenir.

Karın ölçüsü: Doğum öncesi muayene­lerde bebeğin rahim içindeki gelişiminin ölçülmesi. Ölçü, kasık ile mide bölgesi­ne kadar olan kısımdan alınır. Aşırı ge­lişme veya az gelişme sorunların işaret­çisi olabilir.

Katarakt, konjenital: Göz lenslerinin doğuştan bulanık olması.

Kazanılmış bağışıklık yetmezliği sendromu (AİDS): Vücudun enfeksiyo­na tepki verme yeteneğini etkileyen za­yıflatıcı, genellikle ölümcül hastalık. İn­san İmmün yetmezlik virüsü (HIV) tara­fından ortaya çıkar.

Kemoterapi: Bir hastalığın kimyasal maddeler veya ilaçlarla tedavi edilmesi.

Ketonlar: Özellikle açlıktan veya kontrol edilmeyen diyabetten kaynak­lanan, kandaki metabolizmanın bozul­muş ürünü.

Kızamıkçık titreleri: Kızamıkçığa kar­şı bağışıklığı kontrol etmek için yapılan kan testi.

Kilo kontrolü: Kilo her doğum öncesi muayenede kontrol edilir; çok fazla kilo almak ya da yeterli kiloyu alamamak problemlere işaret edebilir.

Kolostrum: Göğüsten gelen ilk süt olan sulu sarı sıvı. Çoğunlukla hamileliğin sonuna doğru görülür. Emzirme döne­minde üretilen sütten içerik olarak fark­lıdır.

Kondilom aküm inat um: Cinsel ilişki yoluyla bulaşan vücut lekeleri veya si­ğiller. Genital siğiller olarak da adlandı­rılır.

Kordonsentez: Rh-uyuşmazlığını, kan­daki kusurları ve enfeksiyonları teşhis etmek için cenine yapılan test.

Konjenital problem: Doğumsal kusur

Konjenital sağırlık taraması: Bir aile­de kalıtımsal sağırlık geçmişi varsa bu kan testi problemi bebek doğmadan be­lirleyebilir.

Konjesyon: Sıvı ile dolma; genellikle emziren bir annedeki göğüs konjesyonunu ifade eder.

Kontraksiyon: Doğum sırasında rah­min bebeği itmek için kasılması.

Kontraksiyon stres testi: Fetal duru­munu değerlendirmek için rahim kasıl­malarına karşı fetal tepkiyi test etme.

Koryon: Amniyonun çevresinde bulu­nan en dıştaki tabaka.

Koryon villus biyopsisi (KVB): Hami­lelik anomalilerinin belirlenmesi için ha­mileliğin başlarında yapılan tanılar ra­himden karın bölgesine veya rahim ağzı­na kadar olan bölgeden bir doku alınıp biyopsi yapılır.

Kriz: Aniden kasılma nöbeti başlaması.

Kromozom anomalisi: Kromozomla­rın sayısında veya yapısında anormallik olması.

Kromozomlar: DNA bulunan bir hüc­renin çekirdeğinde bulunan ve genetik bilgileri aktaran zincir.

 

Sağlık Sözlüğü – L

Laparoskopi: Tüplerin bağlanması, pelvik ağrıya tanı konması veya ektopik ge­beliği tanı konması için uygulanan mi­nör ameliyat işlemi.

Lavman: Bağırsakları temizlemek ama­cıyla rektuma sıvı enjekte edilmesi.

Loka: Temelde mukustan oluşur.

Linea nigra: Hamilelik sırasında geli­şen pigmentasyonun artmasıyla oluşan çizgi; çizgi karında, göbek deliğinden pelvik bölgeye kadar gider.

Loşi: Bebeğin ve plasentanın gelişinden sonra ortaya çıkan vajinal akıntı.  

 

Sağlık Sözlüğü – M

Makat prezentasyonu:Fetusun anor­mal doğumpozisyonunda olması. Bu pozisyonda kalçalar veya bacaklar doğum kanalına baş kısmından önce gelir.

Mamografi: Normal ve anormal göğüs dokusunu belirlemek için göğüslerde röntgen muayenesi yapılması.

McDonald serklajı: Rahim ağzı yeter­sizliğinde uygulanan cerrahi İşlem. Ha­milelikte kapalı olan rahim ağzına çizgi şeklinde dikiş atılır. Ayrıca rahim ağzı yetersizliğine bakınız.

Mekonyum: Yenidoğan bebeğin ilk dışkısı; yeşil veya sarı renklidir. Epitelyal veya yüzey hücreleri, mukus ve safradan oluşur. Boşaltım, doğum sü­recinden önce veya doğum süreci sıra­sında veya doğumdan biraz sonra ola­bilir.

Melanom: Pigmentli ben ya da tümör. Kanserli olabilir ya da olmayabilir.

Meningomiyelosel: Bebeğin merkezi sinir sisteminde konjenital kusur. Zarlar ve omurga, bir omur kolonundaki açık­tan ya da bozukluktan çıkıntı yaparlar.

Menstrüel dönem: Hamilelik haftasına bakınız.

Menstürasyon: Düzenli veya periyodik bir biçimde endometrial astardan akıntı ve rahimden kan gelmesi.

Metaplazi: Dokunun, kendisi için nor­mal olmayan bir şekilde başka bir tür doku yapısına dönüşümü.

Mezodermal tohum tabakası: Embri­yodaki bağlayıcı doku, kaslar, böbrekler, idrar yolu ve diğer organları oluşturan doku.

Mide yanması: Göğüste ortaya çıkan rahatsızlık ya da ağrı. Genellikle yemek yedikten sonra oluşur.

Mikroftihalmi: Anormal biçimde kü­çük göz küresi.

Mikrosefalı: Gelişmekte olan ceninin başının anormal biçimde küçük olması.

Mittelschmerz: Yumurtadan bir yumur­tanın kurtulması ile aynı zamanda olan ağrı.

Molar hamilelik: Hamileliğe bağlı trofoblastik hastalığa bakınız.

Monilial vulvovajîniti: Mantar enfeksi­yonu. Genelde vajina ve vulvayı etkiler.

Monozigotik ikizler: Bir yumurtadan döllenen ikizler. Tek yumurta ikizleri olarak da isimlendirilirler.

Morula: Hamileliğin başlangıcında döl­lenen yumurtanın erken bölünmesinden kaynaklanan hücre.

Mukus tıkacı: Rahim ağzındaki salgı­lar; genellikle doğum sürecinden hemen önce kaybolurlar.

Mutasyonlar: Bir genin karakterindeki değişim. Bir hücre bölünmesinden diğe­rine geçer.

 

Sağlık Sözlüğü – N

Nonstres test: Bebeğin anne tarafın­dan hissedilen hareketlerinin bir uz­man tarafından, fetal kalp hızındaki değişimlerle birlikte kaydedildiği test. Fetal durumunu değerlendirmek için kullanılır.

Nöral tüp kusuru: Ceninin omurgasın­da ve beyninde gelişim anormallikleri.

Ayrıca anensefali: hidrosefali, spina bifidaya bakınız.  

 

Sağlık Sözlüğü – O, Ö

Oksitoksin: Rahmin kasılmasını sağla­yan ilaç; doğum sürecini başlatmak ya da hızlandırmak için kullanılır. Marka ismi olan Pitocin olarak adlandırılabilir. Ayrıca pituiter bezler tarafından üretilen hormon.

Oligohidramniyos: Amniyotik sıvının olmaması ya da eksik olması.

Omfalosel: Ceninde veya yenidoğan bir bebekte ön karın duvarında açıklık ol­ması.

Opioidler: Afyonunkilere benzer etkile­ri olan sentetik bileşimler.

Orak hücre anemisi: Orak veya silindir şeklindeki anormal kırmızı kan hücrele­rinin oluşturduğu anemi.

Orak hücre özelliği: Orak hücre anemi­si özelliği taşınması. Orak hücrenin ken­disi bulunmaz.

Orak krizi: Orak hücre hastalığı ile olu­şan ağrılı durum.

Organogenez: Embriyodaki organ sis­temlerinin gelişimi.

Osifikasyon: Kemik oluşumu.

Otoantikorlar: Vücudunuzun veya dokularınızın bazı bölümlerine saldı­ran antijenler.

Ovaryen döngü: Beyinden gelen hor­monsal mesajlara karşılık olarak yumur­talıklarda düzenli olarak hormon üretil­mesi. Ovaryen döngü endometrial dön­güyü yönetir.

Ovulasyon: Yumurtlama.

Ölüdoğum: Ceninin doğumdan önce öl­mesi, genellikle hamileliğin 20. hafta­sından sonra olur.  

 

Sağlık Sözlüğü – P

Palmar eriteni: Ellerdeki avuç içi kı­zarıklığı.

Pap Smear: Rahim ağzı premalign ve­ya kanserli durumların varlığını değer­lendiren rutin tarama testi.

Paraservikal blok: Servikal dilatasyondaki ağrıyı hafifletmek için yapılan lokal anestezi.

Pediatr: Bebek ve çocuk bakımı konu­sunda uzmanlaşan doktor.

Pelvik muayene: Hamileliğin başlan­gıcında rahminizin boyutunu değerlen­dirmek ve hamileliğin sonuna doğru ra­him ağzının açıldığını ve inceldiğini saptamak için doktor tarafından pelvik bölgeye yapılan muayene.

Perinatolog: Yüksek riskli hamilelikle­rin bakımında uzmanlaşan doktor.

Perine: Rektum ve vajina arasındaki bölge.

Petit mal krizi: Kısa bir bilinçsizlik durumuna neden olan nöbet. Genellikle göz kırpılması veya titremesi ve ağzın bir kenara kayması şeklinde olur.

Piyelonefrit: Ciddi böbrek enfeksiyonu.

Plasenta: Göbek kordonu ile rahimde bebeğe bağlı olan organ. Embriyo ve ce­ninin büyümesi ve gelişimi için temel­dir. Ayrıca doğum sonrasına bakınız.

Plasenta previa: Plasentanın rahim ağ­zına çok yakın olması.

Plasentanın erken ayrılması: Plasen­tanın rahimden erken ayrılması.

Pnömonî: Akciğerlerin iltihaplanması, zatürree.

Polihidramniyos: Hidramniyosa bakı­nız.

Postmatüre bebek: Tahmini doğum ta­rihinden 2 hafta veya daha uzun süre sonra doğan bebek.

Preeklampsi: Hamileliğe özgü hastalık kan basıncının artması, ödem, şişlik ve reflekslerde değişim.

Prematüre doğum: Gebeliğin 37. haf­tasından önce doğum.

Prezentasyon: Bebeğin doğum kana­lından önce hangi kısmının geldiğini belirtir.

Propiltiürasil: Tiroit hastalığını tedavi etmek için kullanılan ilaç.

Proteinüri: İdrarda protein olması.

Pruritis gravidarum: Hamilelik sıra­sında kaşıntı.

Pubik simfiz: Pelvik kemiğinde bulu­nan kemik uzantısı. Hamilelik sırasında genellikle doktorun büyüyen rahmi ölç­tüğü sınır.

Pudendal blok: Doğum süreci sırasın­da lokal anestezi.

Pulmoner emboli: Vücudun başka bir bölümünden akciğerlere gelen kan pıh­tısı. Akciğerdeki geçitleri kapatabilir ve oksijen değişimini azaltabilir.  

 

Sağlık Sözlüğü – R

Radyasyon terapisi: Çeşitli kanserleri tedavi yöntemi.

Radyoaktif tarama: Vücudun belli bir bölgesine radyoaktif maddelerin enjekte edildiği ve vücuttaki bir problemi sapta­mak için tarama yapıldığı tanı testi.

Rahim: Embriyo/ceninin içinde büyü­düğü organ.

Rahim içi gelişme geriliği (IUGR): Hamileliğin son aşamalarında ceninin yetersiz gelişimi.

Rh-faktörü: Bir kadının Rh-negatif olup olmadığını belirlemek için yapılan kan testi.

Rh-duyarlılığı: Isoimmünizasyona ba­kınız.

Rh-negatif: Kanda rhesus antikorunun olmaması. RhoGAM: İsoimmünizasyonu önlemek için hamileyken veya doğumun ardmdan verilen ilaç.

 

Sağlık Sözlüğü – S, Ş

Sabah bulantısı:Hamileliğin ilk üç ayında ortaya çıkan hasta hissetmeyle birlikte mide bulantısı ve kusma. Ayrı­ca hiperemez gravidarum olarak ad­landırılır.

Saf makat pozisyonu:Bebeğin önce kalçalarının gelmesi. Bacaklar dik yuka­rı doğru ve dizlerden açıktır.

Sarılık: Cildin, skleranın (gözler) ve vü­cudun daha derin dokularının sarı bir renk alması. Aşırı miktarda bilirubin nedeniyle oluşur. Fototerapi yöntemiyle tedavi edilir.

Serviks: Rahim ağzı.

Serviks konizasyonu: Servikste habis ya da premalign durumlarda cerrahi ope­rasyon uygulanması. Serviksten, biyopsi için koni biçiminde bîr parça alınır.

Serviks yetersizliği: Ağrısız, kasılma olmadan açılan serviks.

Sessiz doğum süreci: Rahim ağzının ağrısız dilatasyonu.

Sezaryen ameliyatı veya doğumu: Be­beğin vajina yerine karna bir yarık açıla­rak dünyaya getirilmesi.

Sistit: İdrar torbasınm iltihaplanması.

Sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonu: Herpes virüs ailesinden bir virüs.

Sodyum: Birçok gıdada özellikle tuz­da bulunan element. Çok fazla sodyum alımı vücudun su tutmasına neden ola­bilir.

Sonogram veya sonografî: Ultrasona bakınız.

Spina bifida: Omurgadaki zarlarda ve omurganın kendisinde doğumsal kusur. Alt sinirlerde felce veya sakatlığa neden olabilir.

Spontane düşük: Gebelik haftasının ilk 20 haftalık döneminde hamilelik kaybı.

Staz: Düşük akış.

Stres testi: Anne rahmine hafif sancılar verilerek yapılan test; fetal kalp hızına dikkat edilir.  

 

Sağlık Sözlüğü – T

Tahmini gebelik süresi: Bebeğin do­ğum tarihinin tahmin edilmesi. Son âdet döneminizden itibaren hesaplanır, 280 güne kadar hesaplanır.

Tahmini doğum tarihi: Bebeğin doğ­ması beklenen tarih. Bebeklerin çoğu bu tarihe yakın zamanda doğar ama yalnız 20 taneden 1 bebek tam tahmin edilen gün doğar.

Tam kan sayımı: Demir stoklarını ve enfeksiyonları kontrol etmek için yapı­lan kan testi.

Tamamlanmamış düşük: Rahimdeki maddelerin hepsinin değil bir kısmının atıldığı düşük durumu.

Tek yumurta ikizleri: Monozigotik ikiz­lere bakınız.

Tekme sayısı: Hamile bir kadının bebe­ğinin hareket ettiğini hangi sıklıkta hissetiğini kaydetmesi; fetal durumunu de­ğerlendirmek için kullanılır.

Tekrarlayan düşük: Art arda üç veya daha fazla düşük olması.

Teratoloji: Anormal fetal gelişiminin incelenmesi.

Tohum tabakaları: Bebeğin gelişimin­de önemli olan doku tabakaları veya böl­geleri.

Trimester: Hamileliği, her biri 13 hafta süren üç eşit döneme ayırma yöntemi.  

 

Sağlık Sözlüğü – U, Ü

Ultrason: Rahimdeki ceninin görüntüle­rini gösteren noninvazif test. Ses dalga­ları ceninin görüntüsünü ortaya çıkarır.

Üçlü tarama festi: Problemleri belirle­mek için kandaki üç bileşenin incelen­mesi. Üçlü test, alfafetoprotein, insane koryonik gonadotropin ve konjugate ol­mayan estriolü içerir.

Ürinanaliz ve idrar kültürü: İdrarda herhangi bir enfeksiyonu ve şeker ve protein seviyelerini belirlemek için yapı­lan test.

 

  Sağlık Sözlüğü – V

Vajina: Doğum kanalı.

Vakum cihazı: Doğum sırasında fetal başının çekilmesini sağlayan alet; bebe­ğin doğumu için kullanılır.

Varisli damarlar: Genişlemiş veya bü­yümüş kan damarları.

Vena kava: Kalbi sağ atriyuma bağla­yan vücuttaki ana damar.

Verniks: Rahmin içinde fetal derisini kaplayan epityal hücrelerden oluşan yağlı madde.

Verteks: Bebeğin başının önce gelmesi.

Villi: Mukus zarının parçası. Plasenta ve cenine anne kanındaki besinleri taşıyan en önemli kısım.

 

  Sağlık Sözlüğü – Y

Yanlış doğum sancısı: Rahim ağzı açılmaksızın rahmin daralması.

Yapışık ikizler: Bedenlerinden birbiri­ne yapışık olan ikizler; hayati önem ta­şıyan organları paylaşabilirler. Daha önce Siyam ikizleri olarak isimlendirili­yordu.

Yarık damak: Damakta, üst damağın bir bölümünde ya da ağızda kusur ol­ması.

Yuvarlak bağ ağrısı: Hamileyken rah­min iki yanındaki bağların esnemesiyle oluşan ağrı.

Yüksek risk taşıyan gebelik: Genel­likle bir uzman tarafından tıbbi açıdan dikkat gerektiren komplikasyonlar bu­lunan hamilelik. Ayrıca perinatologa bakınız.

Yüz presentasyonu: Doğum kana­lından, ilk önce bebeğin yüzünün gel­mesi.  

 

Sağlık Sözlüğü – Z

Zamanında doğan bebek: 38 haftadan sonra doğarsa “zamanında doğduğu” ka­bul edilir.

Suların erken gelmesi: Hamileliğin 37. haftasından önce fetal zarlarının yırtıl­ması ile anmiyo sıvısının boşalması.

Zarların yırtılması: Amniyotik kese­den sıvı kaybı olması. Ayrıca suların patlaması veya su patlaması olarak isimlendirilir.

Zigot: Döllenmede bir spermin ve yu­murtanın birleşmesiyle ortaya çıkan hücre.

Zührevi siğiller: Kondilom akuminaîuma bakınız.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Bursa kombi servisi